15 Eylül 2023 Cuma

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, üçüncü nükleer santral için Çin ile yürütülen müzakerelerde önemli mesafe alındığını söylerken, önümüzdeki birkaç ay içerisinde anlaşmanın sonuçlandırılabileceğini bildirdi. Bakan Bayraktar, Irak-Ceyhan boru hattının yakında tekrar faaliyete geçebileceğini söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, nükleer santral konusunda Çin ile görüşmelerin ileri aşamaya geldiğine işaret etti.

Ankara’da gazetecilerle bir araya gelen Bayraktar, Körfez ülkeleriyle yapılan görüşmelerden, nükleer santral projelerine kadar bir dizi konuda soruları yanıtladı.

Bloomberg’in haberine göre, Bayraktar’ın toplantıda verdiği en yeni mesaj, Çin’le yürütülen 3. nükleer santral görüşmeleri hakkında oldu. Son olarak Çin Ulusal Enerji İdaresi Başkan Yardımcısı He Yang’ın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Ankara ziyaretiyle ilgili konuşan Bayraktar, uzun zamandır devam eden görüşmelerde son aşamaya gelindiğini söyledi.

Bayraktar, Kırklareli İğneada’da kurulması planlanan santralle ilgili olarak “Çok önemli bir noktaya geldik, önümüzdeki birkaç ay içerisinde bunu sonuçlandırmamız gerekiyor. Çünkü yine ilgilenen başka taraflar da var ve anlaşmanın belirli bir kısmı için zaten yeterince müzakere ettik ve oldukça yakınız” dedi. Taraflar arasında bazı farklılıkların olduğunu ancak bunların büyük olmadığını anlatan Bayraktar, “Dolayısıyla boşluğu doldurabilir ve Çin ile nükleer enerji programı için yakında bir anlaşma yapabiliriz” ifadelerini kullandı.

Nükleer enerji olmadan sadece Türkiye’nin değil, dünyanın geri kalanının da yüzyılın ortalarına kadar karbon nötrlüğüne ulaşamayacağını savunan Bayraktar, Akkuyu’daki ilk santralin inşaatına ilişkin de “İlk reaktörü, ana inşaat işlerini tamamladık ama bildiğiniz gibi burası dünyadaki en büyük nükleer şantiye. Bu santralden yaklaşık 4,8 GW elektrik üretebileceğiz.” dedi.

Sinop’ta planlanan 2. santral için de Ruslarla görüşmelerin sürdüğünü, aynı zamanda Güney Kore ile de temasların olduğunu anımsatan Bayraktar, Türkiye’nin bu konuda önceliğinin daha fazla teknoloji transferi olduğunun altını çizdi.

Uzun vadeli enerji planlarına göre Türkiye’de 20 GW üzerinde nükleer enerji santraline ihtiyacı olduğunun altını çizen Bayraktar, küçük modüler reaktörler (SMR) hakkında da bazı ülkelerle görüşmelerin sürdüğüne değindi. Bayraktar, bu kapsamda 5 GW’lık küçük modüler reaktörlerin sisteme dahil edilebileceğini kaydetti.

Irak’a karşı dava

Bloomberg’in haberine göre, Bayraktar’a yöneltilen sorular arasında üzerinde durulan bir diğer konu da Irak-Ceyhan petrol boru hattındaki son durum ve hattın ne zaman tekrar açılacağı oldu. 6 Şubat’ta meydana gelen deprem ve hemen arkasından yaşanan sel felaketinin hatta zarar verdiğini, ardından hasar tespit, bakım ve onarım çalışmalarına başlandığını söyleyen Bayraktar, hattaki hasar tespit çalışmalarının Bağdat’ın ileride ek tazminat talebinde bulunması durumunda Türkiye’nin kendisini yasal olarak savunabilmesi açısından önem taşıdığını söyledi. Bayraktar, Irak’la bu konudaki müzakerelerin de sürdüğünü ifade etti.

Irak’ın tahkim davası sonucunda Türkiye mart ayında yaklaşık 1,5 milyar dolarlık tazminata mahkum edilmiş, ardından hattan akış kesilmişti. Irak’ın, tahkim kararının uygulanması için ABD mahkemesine başvurduğunu anımsatan Bayraktar, Türkiye’nin yaklaşık 950 milyon dolar olarak hesaplanan alacakları için benzer bir yola başvurabileceğini söyledi.

Türkiye’nin bunun yanı sıra Paris merkezli uluslararası tahkim mahkemesinde de bir iptal başvurusu yaptığını bildiren Bakan Bayraktar, “İki komşu ülke olarak oturup dostane bir çözüm bulmamız gerekiyor” dedi. Bayraktar, hattın çalışmadığı döneme ilişkin bir rapor hazırlandığını da anlatırken, “Ancak boru hattı faaliyete geçecektir. Teknik olarak aşağı yukarı hazır ve yakında faaliyete başlayacağız” diye ekledi. Bayraktar, buna karşılık hattın açılışıyla ilgili net tarih vermedi.

“BAE ile hidrojeni görüştük”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temmuz ayında gerçekleştirdiği Körfez turunun ardından, Birleşik Arap Emirlikleri ile 51 milyar dolarlık anlaşmalar imza altına alınmıştı. Bu anlaşmaların 30 milyar dolara yakın kısmı enerji alanına odaklanıyor.

Körfez ülkelerinin Türkiye’nin enerji dönüşüm projelerine ilgi gösterdiklerini belirten Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 3,5 GW güneş, 1,5 GW rüzgar enerjisi üretim hedefi olduğuna işaret etti.

Hidrojenin büyük bir enerji kaynağı olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Türkiye yeşil seçenekler sunma konusunda büyük bir potansiyele sahip çünkü güneş ve rüzgar konusunda büyük bir potansiyelimiz var. BAE ile görüştüğümüz projelerden biri de ağırlıklı olarak rüzgar enerjisinden hidrojen üretmekti.” dedi.

Bayraktar, bu çerçevede Abu Dabi Kalkınma Fonu (ADQ) ve bazı Avrupalı şirketlerle karşılıklı yarar temelinde temasların devam ettiğini dile getirdi. Bakan Bayraktar ayrıca, enerji verimliliği konusunda da bakanlık olarak uzun dönem perspektifli bir eylem planı hazırladıklarını, bu yılın sonunda planı kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.

Deniz rüzgarında da BAE teması

Bloomberg’in haberine göre, Türkiye’nin 2035’e kadarki planlarında 5 bin megavatt açık deniz rüzgarı enerjisine ihtiyacı olduğuna işaret eden Bayraktar, bu konunun da BAE ile görüşülen projelerden biri olduğuna dikkat çekti. Bakan Bayraktar, “Bu konuda bir anlaşmaya varabiliriz ve bu, Türkiye açık deniz rüzgar enerjisi üretimi için bir ilk proje olacak.” dedi.

Bayraktar, BAE’nin ilgilendiği bir diğer konunun Türkiye’nin gaz merkezi projesi olduğunu anlatırken, başka ülkelerin de bu konuda farklı roller üstlenebileceklerini dile getirdi.

“Erdoğan Netanyahu ile görüşecek”

İsrail ile Türkiye arasında ilişkilerin normalleşmesi yönünde son dönemde bir dizi adım atıldı. Enerji odaklı görüşmelerin sonuncusu Temmuz ayında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ziyaretiyle yapılacaktı. Ancak ziyaret, Netanyahu’nun rahatsızlığı nedeniyle ertelenmişti.

Bakan Bayraktar, Netanyahu ile Erdoğan arasındaki görüşmemin BM zirvesi marjında önümüzdeki hafta New York’ta yapılabileceğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin İsrail gazının alımı ve Avrupa’ya iletimi konusunda ortaklıklara hazır olduğunu ifade etti. Bayraktar, “Neden hala İsrail’den Türkiye’ye boru hattını tartışıyoruz? Ekonomik olarak çok daha uygulanabilir, kolayca sermaye çekebilirsiniz” değerlendirmesini yaptı.

“Sakarya’dan günlük 2 milyon metreküp”

Bakan Bayraktar’a Türkiye’nin ilk doğalgaz keşif sahası olan Sakarya gaz sahasındaki çalışmaların durumu ve sahadan günlük üretim kapasitesi de sorulan sorular arasındaydı.

Bugün itibarıyla sahada günde 2 milyon metreküp gaz üretildiğini belirten Bayraktar, yıl içerisinde rakamın 10 milyona çıkacağını, sonraki aşamada ise hedefin 40 milyon metreküp olduğunu söyledi.

“Daha makul fiyatlarla gaz istiyoruz”

Enerji Bakanı’nın ajandasındaki son konu da Rus gazında indirim oldu. Türkiye’nin geçen yıl gaz ithalatı için 38 milyar dolar ödeme yaptığını, bunun da yüzde 40’ında muhatabın Rusya olduğunu belirten Bayraktar, “Bizim gazdan beklentimiz, önümüzdeki yıllarda Türkiye pazarına daha makul fiyatlarla gaz tedarik etmek. Türkiye pazarına her zaman güvenilir bir tedarikçi oldular ve Türkiye de Rusya’nın tedariki için her zaman iyi bir müşteri, güvenilir, iyi bir tüketici oldu.” dedi.

(Kaynak: BloombergHT.com )

15 Eylül 2023 Cuma

Çin, aracı kurumlara özel kur işlemlerini bu hafta azaltmaları gerektiğini belirtti.

Çin para birimine karşı savunmasını artırırken, bazı aracı kurumlara, Döviz piyasasında özel işlemleri azaltmalarını belirtti.

Bloomberg’in haberine göre Çin Merkez Bankası bu hafta başında bazı aracı kurumlardan, işlem hacminin sınırı konusunda özel bir yönlendirme yapmadan, döviz pozisyonlarında özel işlemleri azaltmalarını istedi.

Kaynaklar bu firmalardan bazılarının o tarihten bu yana özel alım satım işlemlerini neredeyse durdurduğunu belirtti.

Aracı kurumlar, müşteriler adına en çok işlemin yapıldığı bankalar kadar büyük döviz ticareti katılımcıları olmasa da, bu karar, bu ayın başlarında 16 yılın en düşük seviyesine gerileyen yuanı desteklemek için alınan bir dizi önlemin sonuncusu olarak kayıtlara geçti.

Çin’de yetkililer bir süredir sermaye çıkışlarını tetikleme riski taşıyan uzun süreli bir zayıflığa izin verme konusunda temkinli davranıyor.

(Kaynak: BloombergHT.com )

14 Eylül 2023 Perşembe

Küresel piyasalarda dikkatler Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararına çevrilirken, piyasa aktörleri tahminler konusunda ikiye bölündü.

Piyasalar Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) faiz kararına odaklandı.

Bankanın 2024 için TÜFE’yi yüzde 3’ün üzerinde öngördüğü haberi üzerine faiz kararı bıçak sırtı bir hale geldi.

Bloomberg anketine katılan 34 ekonomist AMB’nin pas geçmesini beklerken 32’si faiz artışı öngörüyor. AMB’nin faiz kararı veren Yönetim Konseyi’nin üyelerinden gelen son açıklamalar da konseyin çok net bir şekilde ikiye bölündüğünü ortaya koyuyor.

Portekizli üye Mario Centeno faiz artışlarının ekonomiye zarar vereceği açıklamasına karşı Slovakyalı üye Peter Kazimir yüzde 2 hedefine bir başka faiz artışı olmadan ulaşamayacaklarını belirtmişti. Başkan Christine Lagarde ise karar hakkında herhangi bir ipucu vermedi.

Bloomberg Economics Ekonomistleri David Powell ve Maeva Cousin baz senaryolarının faiz artışı olduğunu belirtse de bunun güçlü bir ihtimal olmadığını kabul ediyor.

Ekonomistler “Ekonomik yavaşlama, çekirdek enflasyon patikasında aşağı yönlü dönüş, ABD’de faiz artış döngüsünün sona erme ihtimali ve Çin dayanıklılığı üzerindeki endişeler Yönetim Konseyi’ni faizleri sabit tutmaya ikna edebilir” yorumunu yapıyor.

Bankanın faiz kararına ek olarak açıklayacağı ve 2025’i de kapsayacak projeksiyonlar gelecek faiz patikası hakkında yatırımcılara ipuçları verecek. Bloomberg’in 1-6 Eylül arasında düzenlediği ankete katılan ekonomistlerin yüzde 84’ü daha önce yüzde 1,5 olarak açıklanan AMB 2024 Euro Bölgesi büyüme tahmininin aşağı yönlü revize edileceğini düşünüyor.

(Kaynak: BloombergHT.com )

14 Eylül 2023 Perşembe

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 6 aya kadar vadeli kur korumalı mevduat (KKM) hesapları için zorunlu karşılık oranı yüzde 15’ten yüzde 25’e yükseltildi.

Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, Kur Korumalı Mevduatların zorunlu karşılık oranı vadeye göre farklılaştırılırken, KKM’nin yoğunlaştığı 6 aya kadar vadelinin zorunlu karşılık oranı 10 puan artırılarak yüzde 25’e yükseltildi.

TL vadeli mevduata geçişi teşvik eden bir adım olarak, 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli Kur Korumalı Mevduatlar için zorunlu karşılık oranı yüzde 25’e çıkarıldı. 1 yıla kadar vadeli ve 1 yıl ve daha uzun vadeli olanlar için zorunlu karşılık oranı ise yüzde 5 olarak belirlendi.

Daha önce kur korumalı hesaplarda zorunlu karşılık tesis etme yükümlülüğü tüm vadeler için yüzde 15’ti.

Böylece piyasada oluşan TL likidite fazlası, zorunlu karşılık oran artışıyla sistemden çekilmeye devam edilecek. Aynı zamanda TL vadeli mevduatlar desteklenirken, KKM’de uzun vade öne çıkarılacak.

Zorunlu karşılık değişikliğiyle yaklaşık 300 milyar TL likidite fazlasının piyasadan çekilmesi bekleniyor.

Zorunlu karşılık artışının ayrıca bankaların KKM’den TL mevduata dönüşüm hedefleri konusunda daha teşvik edici olması da bekleniyor.

TCMB Para Politikası Kurulu’nun 24 Ağustos 2023 tarihli kararıyla faiz artırımının yanı sıra parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararlarının alınmaya devam edileceği belirtilmişti.

(Kaynak: BloombergHT.com )

13 Eylül 2023 Çarşamba

Dünyanın en büyük yatırım şirketlerinden BlackRock ve Amundi’nin tepe yöneticileri ABD’de piyasada oluşan iyimser havaya karşı uyararak resesyon riskinin arttığının altını çizdi.

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketleri, hükümet yetkilileri ve giderek artan sayıda yatırımcıdan gelen Fed’in faiz artırımının ekonomiye önemli ölçüde zarar vermeyeceğine dair görüş belirtmesine rağmen, ABD’de resesyon riskinin arttığı konusunda uyardı.

BlackRock ve Amundi’nin üst düzey fon yöneticileri Financial Times’a, ABD ekonomisinin Fed’in agresif parasal sıkılaştırması karşısında büyük ölçüde dirençli göründüğünü, ancak artık özellikle işgücü piyasasında çatlakların ortaya çıktığını söyledi.

2,1 trilyon doları yöneten Amundi’nin yatırım sorumlusu Vincent Mortier, “Bizim için resesyon olasılığı çok yüksek. Asıl soru ne kadar derin ve ne kadar uzun süreceği olacak. Biz piyasada oluşan fikir birliğinden ziyade ABD’deki dinamiklerden endişe duyuyoruz” ifadelerini kullanarak, daralmanın bu yılın sonunda veya gelecek yılın başında gerçekleşmesini beklediğini belirtti.

9,4 trilyon doları yöneten BlackRock’un Küresel Sabit Getirili Varlıklardan Sorumlu Yatırım Başkanı Rick Rieder da, son haftalarda ABD ekonomisinin durumu hakkında daha karamsar hale geldiğini söyledi.

  • ABD’DE ENFLASYON AĞUSTOS’TA BEKLENTİYİ AŞTI

“Yavaşlama çoktan başladı”

Rieder, ülkenin ciddi bir resesyon riskinden sıyrıldığını düşündüğünü ancak yavaşlamanın çoktan başladığını söyledi.

Rieder mevcut durumla ilgili, “Ekonomi konusunda oldukça heyecanlıydık. Ama ironik bir şekilde, insanların resesyonu görmezden geldiğini düşündüğümde şimdi aslında bazı somut yavaşlama işaretleri gördüğümüzü düşünüyorum. Resesyonun yok sayılabileceğini sanmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Her iki şirket de Fed’in faiz artırımını çoktan bitirmiş olabileceği ve tahvillerin ekonominin zayıfladığı dönemde iyi bir performans göstereceği düşüncesiyle portföylerinde göstergelerinin önerdiğinden daha yüklü miktarda ABD devlet tahvili pozisyonuna sahipler.

Piyasa büyük oranda “yumuşak iniş” bekliyor

Yöneticilerin uyarıları, piyasanın büyük kısmının, Fed’in ekonomiyi resesyona sokmadan enflasyonu düşürdüğü senaryoyu tarif eden “yumuşak iniş” beklediği bir dönemde geldi.

Öte yandan ABD Hazine Bakanı Janet Yellen hafta sonu yumuşak bir inişin mümkün olduğuna giderek daha fazla güvendiğini açıklamıştı.

  • EKONOMİSTLERE GÖRE FED’İN FAİZ ARTIŞLARI BİTTİ

Yatırım bankası Goldman Sachs da bu ayın başlarında ABD için önümüzdeki 12 ayda başlayan resesyon olasılığını azaltmıştı.

Bank of America’nın küresel fon yöneticileri arasında gerçekleştirilen ve Salı günü yayımlanan anketi ise katılımcıların dörtte üçünün küresel ekonomi için ya yumuşak iniş ya da hiç gerileme beklemediğini gösterdi. Bu rakam Haziran ayında yüzde 68 olmuştu.

Yatırımcıların yükseliş beklentileri vadeli işlem piyasasına da yansımaya başladı. Yatırımcılar bu yılın başlarında, Fed’in resesyon karşısında para politikasını gevşetmek zorunda kalacağını tahmin ederek 2023’te faizlerde büyük indirimleri yapılacağı yönünde pozisyon almışlardı.

Beklenen faiz indirimi son aylarda büyük ölçüde gelecek yılın ortasına ertelenmişti.

İşsizlik verisi resesyon beklentilerini güçlendirdi

Hem Mortier hem de Rieder, yavaşlamanın kanıtı olarak yakın zamanda işgücü piyasasında gözlenen çatırdamaya işaret etti. İşsizlik Ağustos’ta ekonomistlerin beklentilerini aşarak yüzde 3,8’e yükselmişti. Eklenen iş sayısı tahminlerden yüksek olsa da önceki iyi aya ait toplamlar aşağı yönlü revize edildi.

“İlk kez işgücünde gözle görülür bir gevşeklik var” diyen Rieder, daha fazla faiz artırımının giderek olası görünmemesi nedeniyle şu anda sunulan nispeten yüksek tahvil getirilerinin caiz göründüğünü belirtti.

“ABD’li tüketici tükendi”

Mortier de daha zayıf bir iş piyasasının, şirketlerin pazar payı için rekabet etmek amacıyla fiyatları düşürmesi nedeniyle kurumsal marjlar üzerinde baskı oluşturacağını ve tüketici talebini olumsuz etkileyeceğinin altını çizerek, “ABD’li tüketici tükendi” ifadesini kullandı.

Bununla birlikte şirketlerin nakit rezervlerini tüketmesi ve daha yüksek faizler üzerinden yeniden finansmana ihtiyaç duyması nedeniyle kurumsal bilançoların daha da gerginleşeceğini düşünen Mortier, “Yakında yeniden finansmanda oluşan bir duvara doğru ilerliyoruz” dedi.

Amundi’nin yatırım sorumlusu ABD’li yetkililerin ekonomiye desteği artırma olanağını sınırlayan yüksek düzeydeki kamu borcuna da dikkat çekti.

(Kaynak: BloombergHT.com )

13 Eylül 2023 Çarşamba

ABD’de Ağustos ayında manşet enflasyon enerjinin katkısıyla beklentinin üzerinde gerçekleşirken çekirdek enflasyon tarafında da 6 ay sonra ilk yükseliş gerçekleşti.

ABD’de Ağustos ayında tüketici fiyatları bir önceki yıla göre yüzde 3,7 arttı.

Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi yıllık artışın yüzde 3,6 olması yönündeydi.

Aylık bazda ise enflasyon yüzde 0,6 ile beklentilere paralel gerçekleşti.

Çekirdek göstergelerde ise aylık artış beklentileri sınırlı da olsa aştı. Ağustos ayında gıda ve enerji hariç tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,3 arttı. Bloomberg anketinde beklenti yüzde 0,2 olarak belirlenmişti.

Gıda ve enerji hariç tüketici fiyatları Ağustos’ta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 arttı. Temmuz ayında yıllık çekirdek enflasyon yüzde 4,7 olarak kaydedilmişti.

Veriler, ekonomide yaşanan canlanmanın fiyat baskılarını yeniden alevlendirdiği yönündeki endişeleri artırıyor. Fed yetkilileri her ne kadar resesyona neden olmadan enflasyonu dizginleyebilecekleri konusunda giderek daha iyimser olsa da, fiyat artışlarında yaşanan son ivmelenme onları faiz oranlarını daha da yükseğe itmeye zorlayabilir.

Bugünkü TÜFE verisi, Fed’in gelecek haftaki toplantısından önce göreceği son önemli veri oldu. Fed’in büyük ölçüde faizleri sabit bırakması bekleniyor.

Yatırımcılar Fed’in gelecek hafta faiz oranlarını sabit tutmasını beklemeye devam ederken, kasım ayında faiz artırımına ilişkin beklentiler yüzde 50 civarında seyretti.

(Kaynak: BloombergHT.com )

13 Eylül 2023 Çarşamba

Bank of America Türk bankaları için yayımladığı araştırma raporunda bankaların durumunda iyileşmeye işaret etti. Hedef fiyatların ortalama yüzde 110 yukarı yönlü güncellendiği raporda Garanti ve Yapı Kredi için al tavsiyesi verildi.

Bank of America (BofA) tarafından Türk bankaları için yayımlanan raporda bankaların durumunun iyileşmeye başladığı ancak seçici kalınmaya devam edilmesi gerektiği belirtildi.

Banka, geçtiğimiz on yıl içinde ilk kez Türk bankalarının fiyat defter değeri oranı çarpanının 1.0 katsayıyla işlem göreceğini öngördüğünü belirtti.

Özel bankalar için 12 aylık dönemde fiyat defter değeri oranını yukarı yönlü olmasını beklediklerini belirten BofA, destekleyici düzenlemelerin özsermaye kârlılığını yukarı taşıyacağını ve politik istikrardaki artışın özsermaye maliyetinin düşürüceğini öngörerek bu bankalar için fiyat defter oranının 1,2 katsayıyla işlem görmesinin makul bir tahmin olacağını kaydetti.

Rapora göre ABD’li banka, 2025 tahminlerinde özel bankaların ortalama özsermaye kârlılığının hem enflasyon hem de özsermaye maliyetini aşmasını bekliyor.

Yapı Kredi ve Garanti için “Al” tavsiyesi

BofA, 2025 tahminlerinde özsermaye kârlılığının yüzde 30’un üzerinde olmasını beklediği Yapı Kredi ve Garanti BBVA için “Al” tavsiyesi verirken Akbank için gevşetilen düzenlemelerle faaliyetleri üzerindeki baskının azaldığı ve makul bir fiyattan değerlendiğini belirtti.

İş Bankası için görece değerleme gerekçeleriyle piyasa altı getiri notunun korunduğu raporda kamu bankaları için ise yükse hisse sayısı riski nedeniyle düşük performans beklendiği ifade edildi.

Raporda makro kredibilitede gözlenen düzelmeyle birlikte ortalama fiyat hedefinde yüzde 110’luk bir artışa gidilirken 2023-2025 arası hisse başına getiri beklentisi ise yüzde 36-52 arasında belirlendi.

Enflasyon için Mayıs’ta yüzde 78 zirve tahmini

Ortodoks politikalara dönüş ve iyi şekilde tasarlanan Orta Vadeli Program’ın uluslararası kredibiliteyi artırdığı belirtilen raporda 2023 için enflasyon tahmininin yüzde 70, 2024 için ise Mayıs ayında yüzde 78 ile zirvenin görüleceği yıl sonunda enflasyonun yüzde 40 seviyesinde olmasının beklendiği ifade edildi.

Kur tarafında ise 2023 yılsonu için 31 seviyesinin görülerek mevcut seviye üzerinden yüzde 15’lik bir değer kaybı beklendiği ve bu rakamın Garanti hissesi için yüzde 43 ve Yapı Kredi için yüzde 48 olarak tahmin edilen kazanç seviyesinin oldukça altında olduğuna dikkat çekildi.

“Faizler yerel seçim sonrası yüzde 45’e yükselecek”

Bank of America politika faizinin 2023 sonunda yüzde 30 seviyesinde çıkacağını, 2024 Mart ayında yapılacak yerel seçimler sonrası ise faizlerin yüzde 45 seviyesine yükseleceğini öngördü.

BofA, faiz marjlarının 3. çeyrekte iyileştiğini ve 4. çeyrekte ise pozitife döneceğini belirterek 2025 yılında tarihi ortalamanın üstüne çıkacağını öngördü. Ticari kredilerde faizlerin 50 seviyesine çıkmasının beklendiği, perakende tarafında ise bunun daha da artmasının beklendiği belirtildi.

Öte yandan yeni düzenlemelerin mevduat faizlerini yukarı çekerek bankaların net faiz marjındaki büyümeyi kısıtlayacağı vurgulandı.

Bank of America Türk bankaları için tavsiye ve hedef fiyatlarını da güncelleyerek Yapı Kredi tavsiyesini “Al”a, Akbank tavsiyesini ise “nötr”e yükseltti. Bankanın hedef fiyat güncellemeleri aşağıdaki gibi gerçekleşti;

Garanti BBVA için hedef fiyatı32,4 TL’den 70,7 TL’ye

Akbank için hedef fiyat 16,7 TL’den 38,6 TL’ye

Yapı Kredi için hedef fiyat 10,9 TL’den 23,95 TL’ye

İşbank için hedef fiyat 11,8 TL’den 26,15 TL’ye

Halkbank için hedef fiyat 5,35 TL’den 10,70 TL’ye

Vakıfbank için hedef fiyat 8,65 TL’den 14 TL’ye yükseltildi.

(Kaynak: BloombergHT.com )

13 Eylül 2023 Çarşamba

Societe Generale analistlerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Eylül toplantısında 600 baz puanlık faiz artışıyla beklentilerin üzerine çıkacak.

Societe Generale, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eylül toplantısında politika faizini %31’e yükselteceğini, bunu dördüncü çeyrekte 600 baz puanlık, 2024 birinci çeyrekte ise 200 baz puanlık artışların takip edeceğini belirterek faizin %40’a çıkarılacağını öngördü.

Aralarında Phoenix Kalen’in de olduğu SocGen analistleri yılın geri kalanında liranın zayıflamasını bekliyor. Analistlerin yıl sonu Dolar/TL beklentisi 30 seviyesinde.

Analistler “TCMB büyük ihtimal sağlam faiz artışları yapacak, öte yandan reel faizler enflasyondaki artış sebebiyle keskin bir şekilde negatif kalacak. Daha fazla esneklik sağlayan finansal çevrenin normalleşmesi süreci orta vadede pozitif. Ancak bu durum kısa vadede lirayı zayıflatabilecek riskler de teşkil ediyor” dedi.

Analistler ithalat talebinin güçlü kaldığını belirtirken cari açığın turizm sezonunun sonunun sona ermesiyle birlikte bu kış yeniden artacağını öngördü.

SocGen’in raporunda “Gelecek yıl ortodoks politikalara kademeli dönüş Türkiye’nin temellerini iyileştirecek gibi gözükürken lirada daha fazla ama daha yavaş bir değer kaybı bekliyoruz” değerlendirmeleri yer aldı.

(Kaynak: BloombergHT.com )

12 Eylül 2023 Salı

TÜİK verilerine göre aylık bazda perakende satışlar Sabit fiyatlarla Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31 arttı. öncek veri yüzde 29,3 olarak izlenmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Perakende Satış Endeksleri, Temmuz 2023 verilerini yayımladı.

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 19,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 41,8, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 17,0 arttı.

Perakende satış hacmi aylık yüzde 2,7 arttı

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,7 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,4 azaldı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 5,9 arttı, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 1,0 azaldı.

Perakende ciro yıllık yüzde 93,3 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 93,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 84,4, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 124,3, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 38,1 arttı.

Perakende ciro aylık yüzde 12 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 12,0 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 3,7, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 13,5, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 23,9 arttı.

Toplam ciro endeksi temmuzda yıllık bazda yüzde 77 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayına ilişkin ciro endekslerini açıkladı.

Buna göre, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi Temmuz’da yıllık bazda yüzde 77 yükseldi. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında, Temmuz’da yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 62,7, inşaat ciro endeksi yüzde 116,7, ticaret ciro endeksi yüzde 84,9, hizmet ciro endeksi yüzde 71,6 artış kaydetti.

Aylık değişimler

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi temmuzda aylık bazda yüzde 11,2 arttı. Temmuzda sanayi sektörü ciro endeksinde yüzde 9,8, inşaat ciro endeksinde yüzde 11,3, ticaret ciro endeksinde yüzde 12,6 ve hizmet ciro endeksinde yüzde 9,7 artış görüldü.

(Kaynak: BloombergHT.com )

12 Eylül 2023 Salı

TCMB, ihracatçılara günlük reeskont kredisi limitini 3 milyar TL’ye yükseltti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) reeskont kredisinde günlük limitleri yeniden yükseltme kararı aldı.

TCMB’den yapılan açıklamaya göre seçici kredi kullanımını ve ihracatçıların finansmana erişimini desteklemek amacıyla günlük limitin 1,5 milyar TL’den 3 milyar TL’ye yükseltilmesine karar verildi.

Açıklamada reeskont kredilerinin kullandırılmasında KOBİ payının artırılmasına ve ihracat performansının dikkate alınmasına devam edileceği vurgulandı.

TCMB 25 Temmuz’da günlük ihracat ve Döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredisi limitinin 300 milyon TL’den 1,5 milyar TL’ye yükseltildiği belirtmişti.

TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan düzenleme ile ilgili olarak “Dezenflasyona geçiş sürecinde cari dengeye katkı sağlayan ihracatçılarımızın finansmana erişimine öncelik veriyoruz. İstihdam ve ihracattaki artışa önemli katkı sağlayan KOBİlerin reeskont kredilerindeki payının artmasını destekleyici uygulamalara devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise “1,5 ay önce 300 milyon lira olan günlük reeskont kredisi limitinde 10 kat artış sağlanmış oldu. Limitlerin artırılmasıyla önemli bir sorunu aşmış oluyoruz” dedi.

(Kaynak: BloombergHT.com )